üniversite kursu ankara






eli ağır deyimi


(1) çok ağır iş gören, yavaş iş yapan (kimse). (2) insana vurunca çok acıtan (kimse).









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

(1) çok ağır iş gören, yavaş iş yapan (kimse). (2) insana vurunca çok acıtan (kimse).

 Kendini tutamayarak gülmek, ağlamak ya da bağırmak.

çok çalışmaktan yorulmuş olmak. örnek: Akşama değin koşturmaktan baygın düşüp, kendimi koltuğa attım.

hiçbir çözüm yolu, herhangi bir çıkar yol bulamamak.

(1) zaman yetersizliğinden yararlanarak birini aldatmak. örnek: Tezgâhtar aceleye getirip sokuşturuvermiş. (2) işe gereken zamanı vermeden yapmak, özen göstermemek. örnek: Doğramacı masayı aceleye getirdi. (3) (birini) sıkıştırarak işin yeterince özenilmeden yapılmasına yol açmak.

birbiriyle pek yakın dost, arkadaş olmak, içlidışlı olmak.

kınla döküle, nazlı nazlı. örnek: Aheste beste bir gelişi vardı.

 Horlamak, haksızlık etmek, iyi davranmamak, küçümsemek.?Dokunma bana, beni hep üvey evlât gibi tuttun, ne zaman yaklaştıysam sana köşe bucak kaçtın benden.?

argo (1) (birinin işi, durumu) pek kötü bir duruma düşmek, perişan olmak. (2) kimi zaman "pek etkilenmek" anlamında da kullanılır, örnek: Karıyı görünce duman oldum arkadaş!

yapılmakta olan işler arasında bir işi de yapıvermek. örnek: Oraya gitmişken bizim işi de arada çıkarırsın artık.

 Alış verişle ilgili alacağı ve vereceği bir kâğıda ya da deftere yazmak.

uyumsuz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.